Türkiye ve Dünyada Çölyak İstatistikleri
2Dünya genelinde her 100 kişiden 1'i çölyaklıdır. Yani bir stadyum dolusu insanın içinde yüzlerce gizli çölyaklı olabilir! Çoğu kişi belirtileri "yorgunluktandır" ya da "havadandır" diyerek geçiştirdiği için tanı koymak bazen dedektiflik gerektirir.
Bu rakamlar, farklı çalışmalar ve resmî kayıtlardan elde edilen yaklaşık göstergelerdir. Toplumdaki yaygınlığı anlatırlar; tek başına herhangi bir kişi için tanı veya kişisel risk hesabı anlamına gelmezler.
- Dünyada görülme sıklığı yaklaşık %1 (her 100 kişiden 1'i). Kaynak: Celiac Disease Foundation
- Türkiye'de prevalansın %0,03 – %1 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Kaynak: Türk Gastroenteroloji Vakfı
- Kasım 2023 itibarıyla tanısı konmuş hasta sayısı: 166.614 — ancak tanısı konulmamış çok sayıda "buzdağının altındaki" hasta vardır. Kaynak: T.C. Sağlık Bakanlığı
- Kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2 kat daha sık görülür.
- 2024 verilerine göre her yıl yeni tanı oranı artmakta, farkındalık arttıkça tanı konan hasta sayısı da yükselmektedir.
Her 100 kişiden 1'inde çölyak görülüyor. Ancak tanısı konmamış hasta sayısının çok daha fazla olduğu tahmin ediliyor. Belirtileriniz varsa mutlaka bir uzmana danışın.
İstatistikleri doğru yorumlamak
Çölyakla ilgili yaygınlık tahminleri, kullanılan tarama yöntemi, yaş grubu, bölge ve sağlık hizmetlerine erişim düzeyine göre değişir. Birçok uluslararası çalışmada hastalığın yaklaşık her 100 kişiden birini etkileyebildiği belirtilse de, bu oran tek bir ülke veya şehir için kesin sayı olarak okunmamalıdır. Tanı almamış kişilerin bulunması, gerçek yükü resmi kayıtların üzerinde gösterebilir.
İstatistikler, kişisel risk hesabı yapmak için yeterli değildir. Kişinin belirtileri, aile öyküsü, eşlik eden hastalıkları ve test sonuçları ayrı değerlendirilir. Bu nedenle “çevremde kimsede yok” veya “çok nadir” düşüncesi, uygun kişilerin değerlendirilmesini ertelememelidir. Aynı şekilde, toplumdaki yaklaşık oran tek başına bir kişide çölyak olduğu anlamına da gelmez.
Rehberden alınabilecek pratik sonuç
Farkındalık, gereksiz kendi kendine diyet uygulamak değil; süregelen veya açıklanamayan bulguları hekimle konuşmak demektir. Özellikle uzun süren sindirim şikâyeti, demir eksikliği, büyüme-gelişme sorunu veya ailede çölyak öyküsü varsa, değerlendirme planı sağlık profesyoneliyle birlikte yapılmalıdır.